Albanian . Azərbaycani . العربية . Bengali . Bosanski . 中文 . Czech . Danske . Deutsch . English . Française . Hausa . Indonesian . Italiano . Kyrgyz . Macedonian . Malay . Nederlandse . Norwegian . Pashto . Persian . Portuguese . Serbiana . Sindhi . Svenska .Swahili . Türkçe . اردو

Darwinizm neden bir tehlikedir?


Charles Darwin


Darwinizm, tesadüfleri ilah edinmiş bir pagan dinidir.

Darwinizm, dünyanın en büyük bilim sahtekarlığıdır.

Darwinistlerin, evrim adıyla ortaya attıkları her iddia birer yalandır.

Evrim teorisinin bilim ile hiçbir ilgisi yoktur.

Darwinist ideoloji, insanları, toplumları, Allah inancından uzaklaştırabilmek için uydurulmuş sahte bir dindir (Allah’ı tenzih ederiz). Bu kanlı ideoloji, ahir zamanın en büyük deccali akımıdır ve kitleleri farkına varamadıkları şekilde dinsizliğe, savaşlara, zalimliğe ve acılara sürüklemiştir. Darwinizm; ateizm, komünizm, materyalizm gibi tüm dinsiz akımların temel kaynağıdır. Dünyaya felaket getiren bütün savaşlar, terörist eylemler, katliamlar, soykırımlar, vahşet ve felaket senaryoları hep Darwinizm kaynaklıdır. Darwinizm, deccalin en sinsi ve en sapkın yöntemidir.

Darwinistlerin batıl fikirlerine göre insan, yalnızca bir hayvandır. Dolayısıyla Darwinistler kendilerince insana verilecek değerin de bu oranda olacağını düşünürler. Darwin’in temel fikri “insan çatışan bir hayvandır” şeklinde özetlenebilir. Bunun bir sonucu olarak insanlar arasında “güçlü olanın ayakta kalması” ilkesine dayanan bir ideoloji geliştirilmiştir. Söz konusu Darwinist ideolojiyi benimseyen kişiler, dünyaya, komünizm ve faşizm gibi kan dökücü akımları getirmişler, bütün dünyayı felakete sürüklemişlerdir. Darwinist fikrin bu akımlarla yayılmasıyla gerçekleşen 2. Dünya Savaşı sırasında 250 milyondan fazla insan ve yine kaynağını Darwinizm’in oluşturduğu terör eylemleri sırasında da bir milyardan fazla insan yaşamını yitirmiştir.

Günümüzde de devam eden tüm iç çatışmalar, savaşlar ve terör eylemleri istisnasız olarak Darwinizm kaynaklıdır. Darwinist ideoloji işte bu yüzden, içinde bulunduğumuz ahir zamanın en büyük deccal fitnesini oluşturmaktadır. Allah inancının bütün dünyaya yayılması ve dünyadaki vahşetin ve huzursuzlukların sona ermesinin tek yolu, bir pagan dini olan Darwinizm’in ortadan kaldırılmasıdır.

Günümüzde de devam eden tüm iç çatışmalar, savaşlar ve terör eylemleri istisnasız olarak Darwinizm kaynaklıdır.

Bu pagan dini çok kapsamlı bir sahtekarlığa dayanmaktadır. Dolayısıyla batıl evrim inancının bilimsel olarak ortadan kaldırılması son derece kolaydır. 21. Yüzyıl, bu sahte teorinin akıl dışı mantıklarının ve sahtekarlıklarının her yönüyle deşifre edildiği bir dönem olmuştur. Nitekim bu sitede okuyacağınız bilgilerde de görüleceği gibi evrim aldatmacası deşifre edilmeye devam edildikçe, dünyayı aldatan ve insanlığa bela getiren batıl evrim dini, tamamen ortadan kaldırılacaktır.

Evrimcilerin sahte ilahı tesadüfler

Darwinistlere göre, bütün dünyadaki muhteşem canlı çeşitliliği, “TESADÜFEN” var olmuştur. Darwinistler, “Allah yarattı” dememek için (Allah’ı tenzih ederiz) kendilerine tesadüfleri ilah edinmişler ve müthiş komplekslikteki muhteşem canlı sistemlerinin tek kaynağının kör, şuursuz olaylar olduğunu iddia etmişlerdir. Darwinizm; böylesine basit ve gülünç bir mantığın üzerine bina edilerek insanları aldatmıştır. Üniversitelerde ders veren profesörlerin, yıllarca okumuş-araştırmış bilim adamlarının ve eğitimcilerin hiçbir bilinci olmayan rastgele olaylardan; düşünen, tedbir alan, olağanüstü sistemler var eden üstün bir yaratıcı akılmış gibi bahsedebilmeleri büyük bir mucizedir (Allah’ı tenzih ederiz).


Sayın Adnan Oktar’ın, tesadüf iddiasının mantıksızlığını ve saçmalığını dünyanın dört bir yanında deşifre etmesinin ardından, Darwinistler de son zamanlarda tesadüf kelimesini doğrudan kullanmaktan çekinir olmuşlardır.

Tesadüfler, Darwinistlerin sözde her şeyi gerçekleştiren, adeta mucizeler meydana getiren sahte ilahıdır. Darwinistlerin basit dünyasına göre zaman ve tesadüfler birlikte hayali bir şekilde her şeyi meydana getirebilirler. Bu akıl dışı inanca göre tesadüfler insanların başaramadıklarını başarır, her nasılsa laboratuvardan ve bilim adamlarından daha üstün bilgi, yetenek ve teknik imkana sahip olabilirler. Elbette ki bilgili, düşünen ve muhakeme yeteneği olan hiçbir insanın böyle bir iddiayı kabul etmesi mümkün değildir. Nitekim Sayın Adnan Oktar’ın 30 yılı aşkın bir süredir evrim teorisinin geçersizliğini ortaya koymak için yazdığı eserleri, insanların bu mantıksızlığı ve evrimin içi boş bir iddiadan ibaret olduğunu daha iyi görmelerine vesile olmuştur.

Sayın Adnan Oktar’ın, tesadüf iddiasının mantıksızlığını ve saçmalığını dünyanın dört bir yanında deşifre etmesinin ardından, Darwinistler de son zamanlarda tesadüf kelimesini doğrudan kullanmaktan çekinir olmuşlardır. Ancak bu sefer de tesadüf ile aynı anlama gelen ve aynı oranda mantıksız olan başka kelimeler kullanarak küçük duruma düşmeyeceklerini zannetmişlerdir. Oysa ister tesadüf desinler, ister rastgele desinler, ister random desinler, tümünde anlatılan şey, basit şuursuz olayların, şuurlu, dengeli, simetrik, kompleks, estetik ve olağanüstü güzellikteki bir canlı dünyasını yoktan var ettiği senaryosudur. Darwinistler bu iddiaları ile acınacak haldedirler.

Akıl almaz derece mantıksız senaryolarla canlılığın kökenine evrimci açıklamalar getirmeye çalışan DARWİNİSTLER GERÇEKTE TEK BİR PROTEİNİN DAHİ KENDİ KENDİNE OLUŞUMUNU AÇIKLAYAMAMAKTADIRLAR. Darwinistlerin sahtekarlıkları ile ilgili bilinmesi gereken ilk ve en önemli gerçek budur. Daha tek bir proteinin oluşumunu açıklayamayan Darwinistler, açıkça sahtekarlık yapmaktadırlar. Canlılığın oluşumu ile ilgili anlattıkları her hikaye uydurmadır. Bu gerçeğin ortaya çıkması ve ayrıca yüz milyonlarca yıldır hiç değişmeden günümüze kadar gelmiş, milyonlarca yaşayan fosilin tüm dünyaya sergilenmesi, Darwinizm’in sonu olmuştur.

Evrimin Yıkılışı İçin İki Temel Delil Yeterli Olmuştur

1-Tek bir proteinin varlığı evrimi yıkmıştır

Darwinistler istedikleri kadar içi formüllerle dolu aldatıcı kitaplar yazsınlar, istedikleri kadar sahte fosiller oluştursunlar, Yaratılışa dair bilimsel delillere istedikleri kadar demagojik saldırılarda bulunsunlar, istedikleri kadar her tarafa hayali çizimlerle doldurdukları kartondan afişler yapıştırıp bunu evrim sergisi diye tanıtıp dursunlar, gülünç duruma düşmekten kurtulamamaktadırlar. Çünkü Darwinistler daha TEK BİR PROTEİNİN NASIL MEYDANA GELDİĞİNİ BİLE AÇIKLAYAMAMAKTADIRLAR.

Canlıların en temel yapıtaşı olan proteinin tek başına ortaya çıkma ihtimali SIFIRDIR. Çünkü bir proteinin oluşması için 100 KADAR PROTEİNİN o sırada o bölgede zaten hazır bulunması ŞARTTIR. Bu olağanüstü komplekslikteki yapının muhteşem detaylarına girmeye bile gerek yoktur. Başka proteinler olmadan bir proteinin oluşmayacağı gerçeği –tek başına- DARWİNİZM’İ EN TEMELİNDEN YERLE BİR ETMEKTEDİR. Evrimcilerin tek bir protein karşısındaki hezimeti bununla bitmez.

Ayrıca,

-       Tek bir proteinin oluşması için DNA gerekir

-       Protein olmadan DNA oluşamaz

-       DNA olmadan protein oluşamaz

-       Protein olmadan protein oluşamaz

-       Protein yapımında görev alan proteinlerin bir tanesi bile eksik olsa protein var olamaz

-       Ribozom olmadan protein oluşmaz

-       RNA olmadan protein oluşmaz

-       ATP olmadan protein oluşmaz

-       ATP’yi üretecek mitokondri olmadan da protein oluşmaz.

-       Hücre çekirdeği olmadan protein oluşmaz

-       Sitoplazma olmadan da protein oluşmaz

-       Hücredeki organellerden bir tanesi eksik olsa protein oluşamaz

-       Hücredeki bütün organellerin var olması ve çalışması için de proteinler gereklidir

-       Bu organeller olmadan da hiçbir şekilde protein olmaz.

Kısacası,

BİR PROTEİNİN VAR OLMASI İÇİN HÜCRENİN TAMAMI GEREKİR. Hücre, bugün incelediğimiz ve çok az bir kısmını anlayabildiğimiz mükemmel kompleks yapısı ile var olmadığı sürece, TEK BİR TANE BİLE PROTEİN MEYDANA GELEMEZ. 

Bu gerçek karşısında evrimciler yeni yeni senaryolar üretmek durumunda kalmışlardır. Bunlardan biri olan Dawkins’in ve diğer bazı Darwinistlerin, “kendi kendini kopyalayan molekül” iddiası, olağanüstü derecede saçmadır ve yalnızca insanları aldatmaya yöneliktir. İNSAN HÜCRESİNDEKİ HİÇBİR MOLEKÜL, BAŞKA HİÇBİR YARDIMA İHTİYAÇ DUYMAKSIZIN, KENDİ KENDİNİ KOPYALAYARAK ÇOĞALABİLME YETENEĞİNE SAHİP DEĞİLDİR.

Görüldüğü gibi evrim teorisi, daha başlangıç aşamasında muazzam bir çöküş ile çökmüş durumdadır. Bir protein karşısında çaresiz kalan Darwinistlerin yeryüzündeki canlı çeşitliliği konusunda insanları aldatmaya çalışmaları, evrim sahtekarlığının ne kadar ciddi boyutlarda olduğunun açık göstergesidir.

2-350 Milyon Fosil ile Evrim Yıkılmıştır

Darwinistler fosiller konusunda da sahtekarlık yapmaktadırlar. Sürekli olarak insanları, kendi ürettikleri sahte ara formlarla aldatmakta, uydurma çizimler, sahte maketler ve rekonstrüksiyonlarla göz boyamaktadırlar. Bunları kullanıp kendilerince telkin metodlarını yaygınlaştırmaktadırlar. Oysa şimdiye kadar tek bir evrimcinin bir tane fosili alıp “biz evrime ispat getirdik” diye bunu gösterebildiği görülmemiştir. Çünkü bu mümkün değildir. TEK BİR TANE BİLE ARA FOSİL YOKTUR.

Bu, yıllardır Darwinistlerin aldatıcı telkinini almış olanlar için şok edici bir gerçektir. Çünkü tüm Darwinist yayınlarda, evrimi ispat eden ara formlardan bahsedilip durulmaktadır. Oysa evrimi ispat eden tek bir ara form bulunmamaktadır. Bu, Darwinistlerin uydurduğu en büyük yalanlardan biridir.

Şimdiye kadar 350 milyondan fazla fosil bulunmuştur. Bunlardan TEK BİR TANESİ BİLE ARA FOSİL DEĞİLDİR. Darwinistlerin ara form diyerek manşet manşet yayınladıkları fosillerin de her birinin sahtekarlık olduğu ortaya çıkmıştır. 350 milyondan fazla fosilin çok büyük bir kısmı günümüzde yaşayan canlıların milyonlarca yıl önceki örnekleridir. Yani bunlar yaşayan fosillerdir. Bu fosillerin gösterdiğine göre, milyonlarca yıl boyunca canlılar hiçbir değişim geçirmemişlerdir. Bulunan fosillerin bir kısmı ise, geçmişte yaşamış ve soyu tükenmiş canlılara aittir. Fosiller, bu canlıların yüz milyonlarca yıl önce çok kapsamlı ve hayranlık uyandıran bir kompleksliğe sahip olduğunu kanıtlamıştır. Bu durum, evrimin, çok kapsamlı ve bilimsel olarak çöküşünün delilidir.

Fosillerin evrimi reddedişi Darwinizm’e vurulan ikinci büyük darbedir. Evrimin yıkılışını bilimin her dalı ispat etmektedir. Her bir bilimsel keşif, her defasında, yeni delillerle evrimi çürütmektedir. Fakat üzerinde durduğumuz bu iki delil –evrimin proteinler ve fosiller karşısında yenilişi- evrimi yıkmaya yeterli olduğu için, evrimi çürüten diğer detaylara girmeye ihtiyaç yoktur. Bu dev darbe, Darwinistlere yetmiştir. Ancak yine de ilerleyen satırlarda evrimcilerin iddialarına cevap niteliğinde bazı temel konulara değinilecektir.

  YAŞAYAN FOSİLLER EVRİMİ YALANLIYOR  
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   

 

İnsanın Hayali Evrimi Üzerine Yapılan Spekülasyonlar,
Darwinist Sahtekarlıkların Önemli Bir Parçasıdır

Dünya çapında hakim olan ve aşağıda detaylarına değindiğimiz Darwinist diktatörlük tekelinde tuttuğu etkili Darwinist medya yoluyla yıllardır “maymun-insan” aldatmacasının savunuculuğunu yapmaktadır. Bulunan hemen her maymun fosilini, bu sahtekarlık için kullanmışlardır. Ancak her defasında fosilin sıradan bir maymuna ait olduğu ispat edilmiş ve sessiz sedasız geri çekilmişlerdir. Bu çok bilinen bir Darwinist aldatmacadır. Dahası, Darwinistler maymun-insan benzerliğini kullanabilmek için bir maymunu ön plana çıkarır ve onun çeşitli davranışlarını, alet kullanımı, öğrenme yeteneği gibi özelliklerini vurgulayacak çeşitli gösteriler yaparlar. Amaç, insanın maymun soyundan geldiğine dair meşhur Darwinist aldatmacayı bilgisi olmayan okuyucular için kendilerince makul gösterebilecek bir kanaat oluşturabilmektir.

Maymunların çeşitli özellikleri nedeniyle insana benzer özellikler göstermekte oldukları doğrudur. Ama bu durum insan ile maymunun tamamen farklı canlılar olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Maymun, Allah'ın izniyle bu dünya üzerinde var olduğu sürece, maymundan farklı bir canlı olmayacak, ne kadar eğitilirse eğitilsin insan gibi bir düşünme, algılama, yorum yapma, öngörülü olma, akılcı davranma, muhakeme etme, planlı ve bilinçli hareket etme, konuşma gibi özelliklere sahip olamayacaktır. Ne kadar yoğun tekrarlar yaparsa yapsın, bir maymun hiçbir zaman uçak tasarımları yapamayacak, gökdelenler inşa edemeyecek, şiir yazamayacak, laboratuvarlarda insanı inceleyemeyecektir. Ne kadar eğitilirse eğitilsin, bir proje tasarlayamayacak, düşünüp planlayarak daha üst bir medeniyet seviyesine ulaşamayacaktır. Çünkü maymun, Allah'ın kendisine özel olarak verdiği onu maymun yapan anatomik özelliklere sahip ve en önemlisi insanı insan yapan bilinç, akıl ve ruhtan yoksun bir varlıktır. Onun sadece birkaç konuda yetenekli olması, insanın atası olduğuna dair iddianın kuşkusuz ki hiçbir şekilde kanıtı olamaz.

İnsanı insan yapan Allah’ın nimet olarak lütfettiği ruhtur

Darwinistler bu iddiaları ortaya atarken, insan ve hayvan arasındaki en önemli farkı unutturmaya çalışırlar. İNSAN, "BENİM" DİYEN, KENDİ VARLIĞININ FARKINDA OLAN, NE İÇİN YARATILDIĞINI, NEDEN VAR OLDUĞUNU DÜŞÜNEBİLEN, MUHAKEME ETME YETENEĞİYLE VAR OLAN BİR CANLIDIR. İNSAN, RUH SAHİBİDİR. İşte bu sebeple diğer canlıların tümünden bu temel fark ile ayrılır. Ruhun varlığı karşısında, anatomik farklılıkların ve becerilerin hiçbir ayırt edici niteliği yoktur. BİR VARLIK DIŞ GÖRÜNÜM İTİBARİYLE İNSANA BENZEMESE, FAKAT RUH SAHİBİ OLSA O YİNE İNSANDIR. Onu insan yapan tek özellik budur.

"BENİM" DİYEN, VARLIĞININ FARKINDA OLAN ŞUURLU BİR VARLIK, HİÇBİR MATERYALİST AÇIKLAMA İLE AÇIKLANAMAZ. Hiçbir materyalist açıklama, kendi varlığının bilincinde olmayan, şuuru kapalı bir canlının, ruhu olan ve varlığının şuurunda olan bir varlığa dönüşümü hikayesini izah edemez. İşte insanın sahte evriminden söz ederken ve bu konuda sayısız sahte kafatasını delil olarak dayatmaya çalışırken, Darwinistlerin tek değinmek istemedikleri ve onları tam anlamıyla çaresizliğe düşüren konu budur. (www.darwininacmaziruh.com)

Dolayısıyla Darwinist yayınlarda bolca propagandası yapılan insanın evrimi iddiaları tam bir sahtekarlıktır. Darwinistlerin öncelikle insanı insan yapan; gördüklerinden, duyduklarından etkilenmesini, onlar üzerinde düşünmesini, akıl göstermesini, saygı, sevgi, vefa gibi anlayışlara sahip olmasını, muhakeme ve yargıda bulunmasını sağlayan "ruh"un açıklamasını yapmaları gerekmektedir. Fakat bu konuda hiçbir açıklama getirememektedirler ve getirmeleri de imkansızdır. Çünkü bilincin kökeni, yani insanı insan yapan ruh, Allah'a aittir. Allah, Kendisi'nden bir lütuf olarak bunu insana bahşetmiş ve onu diğer canlılardan, özellikle bu yönüyle farklı kılmıştır. Darwinist aldatmaca, bu konuda çaresiz ve sessizdir.

Allah Kuran'da, insanı Kendi ruhundan yarattığını şöyle bildirmektedir:

Ki O, yarattığı herşeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır. Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı bir sudan yapmıştır. Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? (Secde Suresi, 7-9)

Rastgele Mutasyonlar Canlılığı Yok Eder, Birbiriyle
Uyumlu Organlar Meydana Getiremezler

Darwinistler, canlıların tesadüfi mutasyonlar sonucu evrimleştiklerini ve kör ve şuursuz mutasyonların şu an yeryüzünde gördüğümüz muhteşem canlı çeşitliliğini meydana getirdiğini iddia ederler.

 Bu iddia ciddi bir mantık hezimetidir.

Mutasyonlar, canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve genetik bilgiyi taşıyan DNA molekülünde, radyasyon veya kimyasal etkiler sonucunda meydana gelen kopmalar, bozulmalar ve yer değiştirmelerdir. MUTASYONLAR %99 ORANINDA ORGANİZMAYA ZARAR VERİRLER. %1 oranında etkisizdirler. Herhangi bir organizmaya FAYDA SAĞLAMIŞ HERHANGİ BİR MUTASYON TESPİT EDİLMEMİŞTİR. Dahası,

  • Darwinistlerin iddiasına göre, mutasyon, vücudun her yerinde orantılı ve birbirine uyumlu değişiklikler yapmak zorundadır.
  • Örneğin evrimcilerin iddiasına göre rastgele mutasyonlarla sağ tarafta iddia ettikleri şekilde kulak oluştuysa, sol tarafta da rastgele mutasyonların aynı simetride aynı şekilde duyan, aynı özelliklere sahip ikinci bir kulağın oluşturması gerekir. Örs, çekiç, üzengi her birinin aynı şekilde mükemmel olarak eşit şekilde meydana gelmesi gerekir.
  • Rastgele mutasyonların kalp kapakçıklarını iki tarafta da aynı şekilde oluşturması gerekir. Darwinistlerin iddiasına göre mutlaka mutasyonların bütün kapakçıkları, kulakçıkları eşit uyumda, hatasız, tam yerli yerinde ve aynı anda meydana getirmesi gerekir. Vücudun her bir organında bunun bu şekilde olması gerekir.
  • Yoksa büyük çelişkiler olur, bir kulağı ters, bir dişi farklı, tek gözü alnında tek gözü burunda garip canlıların meydana gelmesi gerekir. Canlılıkta böyle bir dengesizlik olmadığına göre, Darwinistlerin iddiasına göre mutasyonların her şeyi simetrik ve uyumlu şekilde meydana getirmesi gerekmektedir.
  • Fakat % 99’u zararlı, %1’i etkisiz mutasyonların faydalı olmaları; akılcı, uyumlu, simetrik organları aynı anda meydana getirebilmeleri imkansızdır.
  • Mutasyonların etkisi düzgün bir yapıya adeta makinalı tüfekle ateş etmek gibidir. Sağlam bir şeyin üzerine ateş açılması o yapıyı tamamen ortadan kaldırır. Tek bir tanesinin etkisiz kalması veya vücuttaki mevcut bir enfeksiyonu yakarak iyileştirmesi bir şeyi değiştirmemektedir. Organizma zaten kendisine isabet eden 99 mermi ile yerle bir olmuştur.


Bilim anti-Darwinist’tir, anti-ateisttir

Evrim, bir bilim sahtekarlığıdır. Darwinistler yıllardır evrim ile insanları aldatmak için bilimi kullanmışlardır. Oysa BİLİM, DARWİNİZM'İN DÜŞMANIDIR. BİLİM, ATEİZMİN KARŞISINDADIR. BİLİM ANTİ-KOMÜNİSTTİR, ANTİ-MARKSİSTİR. BİLİM; MARKSİST, ATEİST VE DARWİNİST DÜŞÜNCEYİ PARAMPARÇA EDEN BİR YAPIDIR. Darwinizm’i yıkan bilim olmuştur. Bilim ile Darwinist propaganda en büyük darbesini almıştır. Bilim, kitlelere yıllarca telkin edilen evrim sahtekarlığını bozguna uğratmıştır. Bilim, ateist felsefenin temellerini yıkmıştır. Bilim, nereye gitse, nerede gündeme gelse, nerede kendini gösterse Darwinizm'i parçalar, yok eder. İşte bu nedenle BİLİM, DARWİNİSTLERİN EN BÜYÜK ACILARINDAN BİRİDİR.

Proteinlerin tesadüfen oluşamayacağını gösteren bilim olmuştur.

Hücrenin olağanüstü dünyasını ortaya çıkaran ve bunun asla evrimleşemeyeceğini gösteren bilim olmuştur.

350 milyondan fazla fosilin evrim geçirmemiş olduğunu gösteren bilim olmuştur.

Canlılardaki komplekslikleri ortaya çıkaran, bu kompleks yapıların evrim ile oluşamayacağını gösteren bilim olmuştur.

Canlıların birbirlerine dönüşümlerinin imkansız olduğunu ispat eden bilim olmuştur.

Kambriyen döneminin muhteşem fosillerini sergileyen bilim olmuştur. Dolayısıyla bilim, evrim teorisini yıkmak için bütün delilleri ortaya sunmuştur ve halen sunmaktadır. Darwinistlerin iddialarının tümü, bilim ile yıkılmıştır.

“Evrim bilimdir” diyerek kendi sahtekarlıklarına kılıf bulmaya çalışan Darwinistleri maddi manevi yıkan bilimin gösterdiği muhteşem bir sonuç vardır. Bilim yalnızca dine hizmet etmekte, Allah’ın Yüce Varlığının delillerini sunmaktadır. Bilim, Allah’a iman edenler içindir. Bilim, samimi dindarlara fayda getirir. İşte bu gerçek, 21. yüzyılda Darwinistlerin en büyük kabusu olmuştur.

Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu  bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. (Bakara Suresi, 26)

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. (Hac Suresi, 73)

Darwinizm Dünyaya Nasıl Hakim Oldu?

Darwinist ideoloji, tamamen sahtekarlığa dayalı, yeryüzündeki tüm canlılığın tesadüfen meydana geldiğini savunacak kadar ilkel bir aldatmacadır. Fakat böylesine akıl dışı olmasına rağmen bu aldatmaca, dünyadaki bütün devletlere, hükümetlere, okullara, üniversitelere, bilim çevrelerine, iş yerlerine, gazetelere, dergilere, radyolara, televizyonlara hakim olmuştur. Bunu yayan, Darwinizm sahtekarlığını bütün dünyada hakim hale getiren sinsi ve deccali bir yapılanma olan Darwinist diktatörlüktür. 150 yıldır görev başında olan bu sinsi diktatörlük, şu an can çekişmekte fakat etkisini sürdürmektedir.


Okullarda Yaratılış'ın da okutulması önerisinde bulunduğu için alelacele görevinden alınan İngiltere Kraliyet Akademisi Eğitim Direktörü Michael Reiss

Eğitim Bakanlığı bilim bölümü başkanı
Dr. Gavriel Avital, evrimi sorgulayan yazılı ve sözlü açıklamalarından dolayı alelacele görevinden alındı.

Darwinist diktatörlüğün hakimiyeti dayatma, zorbalık, tehdit ve baskıya dayanır. Bugün dünyanın neredeyse hiçbir üniversitesinde EVRİM KARŞITI BİR PROFESÖRÜN EĞİTİM VERMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. HİÇBİR ÜLKENİN BAŞBAKANI ANTİ-DARWİNİST OLDUĞUNU AÇIKLAYAMAZ. HİÇBİR ÖĞRETMEN ÖĞRENCİSİNE EVRİM SAHTEKARLIĞINI ANLATAMAZ, ÖĞRENCİLER DE ÖĞRETMENLERİNE EVRİME İNANMADIKLARINI SÖYLEYEMEZLER. Bunu yapan bir profesör veya öğretmen derhal işinden alınır. Öğrenci o dersten sınıfta kalır. ANTİ-EVRİMCİ BİR BAKANIN HÜKÜMETTE KALABİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. Nitekim Yaratılış gerçeğinin evrim ile birlikte okullarda okutulması konusunda dünya çapında gösterilen neredeyse tüm çabalar SONUÇSUZ KALMIŞTIR.

Bugün tanınmış büyük basın organları evrime delil olarak sunulmuş olan sahte bir fosilin haberini MUTLAKA YAPMAK ZORUNDADIR. Mutlaka bu sahtekarlığın bir parçası olmalıdır, yoksa yayın hayatı sona erer. Yaratılışı savunduğu, hatta sadece Yaratılış ile ilgili bir makaleden bahsettiği için kariyeri sona eren bir bilim adamının veya profesörün tekrar yeni bir işe girebilmesi mümkün değildir. Bu kişi muhtemelen tüm arkadaş çevresini de kaybedecektir. Bilim çevresinde yeniden yer bulabilmesi ise adeta imkansızdır.

YARATILIŞ GERÇEĞİNİ SAVUNDUKLARI İÇİN
GÖREVLERİNDEN ALINAN DİĞER PROFESÖRLER
   
 

Kullanılan yöntem, dayatma, zorbalık ve tehdittir. Darwinist diktatörlüğün tehditlerinden ve zorba uygulamalarından dolayı insanlar şimdiye dek Darwinizm’e karşı olduklarını açıkça ifade edememiş, adeta rol yapmak zorunda kalmışlardır. Darwinizm'in reddi her türlü yöntem denenerek engellenmektedir, çünkü aksi takdirde batıl Darwinizm dininin savunucularının hiçbir dayanağı olmayan bu teoriyi canlı tutabilmek için bir yolu kalmamış olacaktır. Yalan, yüksek sesle söylenmekte ve bunun yalan olduğunu iddia etmek suç sayılmaktadır. Bilimsellik iddiasıyla ortaya atılan teori, bilimden tam anlamıyla uzak, resmen ve açıkça reddedilmesi engellenen, batıl, dogmatik bir inanç sistemi haline getirilmiştir. Asıl dikkat çekici olan ise, bunun göz göre göre, hiç çekinmeden yapılmasıdır.

Dünyayı felakete götüren evrim teorisi bilimin gelişmesini de engellemektedir

Bugün dünyada, EVRİMİ DESTEKLEME ÇALIŞMALARINA AKITILAN PARA, MİLYONLARCA DOLARDIR. Evrim çalışması denen şey ise, servet harcanarak yalnızca yeni sahtekarlıklar üretmek ve bunu basın yoluyla yaygınlaştırmaktır. Çeşitli bilimsel gelişmeler ve tıp alanında yapılacak yeniliklerde, örneğin kanser, Alzheimer gibi önemli hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek; ya da Afrika’da açlıktan ölmekte olan milyonlarca insana ulaşabilecek bu paralar; masum halktan alınıp, dünyayı felakete götüren bir sahtekarlık için harcanmaktadır.

150 yıllık tarihin en büyük sahtekarlığı olan evrimin tüm dünyaya yayılması ve sahte hipnozunu kitlelere ulaştırması Darwinist diktatörlüğün yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Görüldüğü gibi Darwinizm, bilimsel olduğu için değil, tamamen dayatma yoluyla telkin edildiği ve Darwinist diktatörlük tarafından korunduğu için dünyada destek bulmuştur. Çoğunluğun bu sahte teoriyi destekliyor görünmesi insanları aldatmamalıdır. Çünkü bu insanların bir kısmı, Darwinizm'in dünya çapında yaşanan tarihin en büyük sahtekarlığı olduğunu bilmemekte, bir kısmı ise işini kaybetmemek veya çevrenin tepkisini çekmemek için Darwinizm'i destekliyor gözükmektedir. Dünya hakimiyeti, DEHŞETLİ BİR DECCAL SİSTEMİ OLAN DARWİNİST DİKTATÖRLÜK TARAFINDAN sağlanan bu sahte teorinin bütün dayanakları tek tek yok edilmektedir. Evrim teorisinin tamamen ortadan kalkması Allah’ın izniyle an meselesidir.

Yaratılış Atlası ve İnançlarını Yitiren Darwinistler

Her tarafı kapalı bir odadaki insana “dışarıda hava karanlık” dendiğinde, buna 50 ihtimal verir ve inanabilir. Fakat pencerenin sadece küçücük bir parçasından dışarıdaki Güneş’i gördüğünde, artık bu insanı dışarıda havanın karanlık olduğuna dair ikna etmenin hiçbir yolu yoktur.



Merkezi Fransa'nın Strasbourg şehri olan Avrupa Konseyi'ne bir rapor sunan Lüksemburglu politikacı Anne Brasseur, basın toplantısında Yaratılış Atlası'nı kaldırıp gazetecilere göstererek, kitapla ilgili şunları açıkladı:

Harun Yahya, Müslüman, Türk yaratılışçıdır. Bu ilk cildi. 2 cildi daha var. Avrupa'ya yollandı. İki dilde. İngilizce ve Fransızca. Evrim teorisinin yalan olduğu, Darwinizm'in terörün kaynağı olduğu, 20. yıldaki diktatörlerden vs. sorumlu olduğu anlatılıyor...

Darwinistlerin durumu da aynen bu şekilde olmuştur. 150 yıl boyunca Darwinistler, bilim kılıfı altında, hemen her türlü sahtekarlığı pervasızca yapmışlardır. Bundan utanç dahi duymamışlardır. Çünkü bu yalan haberlerle insanları aldatabileceklerine kendilerini inandırmışlardır. Yoğun telkin, görsel büyü ve hipnoz etkisi ile bir yalanı tekrarlamış ve böylece hayret edilecek şekilde taraftar toplamışlardır. Fakat, her şey tam Darwinistlerin planladığı şekilde giderken, insanlar hipnozun etkisine neredeyse tam olarak girmişlerken, dünyada evrimi reddetmek adeta bir suç haline getirilmişken, insanlar aniden Güneş’i görmüşlerdir. Bu güneş, Yaratılış Atlası olmuştur.

Yaratılış Atlası’nın bir anda bütün dünyaya yayılması ile artık insanları evrimin var olduğuna ikna edebilmek mümkün değildir. Yaratılış Atlası’nda sergilenen binlerce yaşayan fosil, tek bir Darwinist’in bile inkar edebileceği gibi değildir. Üstelik bu muhteşem kitaptaki tek bir fosil dahi evrimi ezip geçmeye yeterlidir. İşte bu sebeple,

Yaratılış Atlası karşısında Darwinizm’in kalesi olan Fransa basını dehşete kapılmış; “Fransa tarihinin en büyük felaketi”, “gökten felaket yağdı”, “Yüzlerce yıllık medeniyetimiz yerle bir oldu” gibi ifadelerle Atlas’a yer vermiştir.

Darwinist Avrupa Parlamentosu bu muhteşem kitabı evrim eğitimine en büyük engel olarak görerek, panik içinde gündeme taşımış; yüzlerce Darwinist basın yayın kurumu şaşkınlık içinde Atlas’ın dünyadaki müthiş etkisini dile getirmek zorunda kalmıştır.


Yaratılış Atlası
tüm iman edenlerin güçlenmesine vesile olmuştur


Sayın Adnan Oktar’ın, tek bir proteinin bile tesadüfen meydana gelemeyeceği gerçeğini dünyaya yayması ve Yaratılış Atlası isimli eseriyle milyonlarca canlının değişmediğini ispat etmesi, bugün dünyada evrimi bitiren en etkili çalışmadır. Dünyada dindar Müslümanlar da, dindar Hristiyanlar da ve dindar Museviler de, bu üstün başarı sonucunda rahat hareket edebilir hale gelmişler, kendilerine güvenlerini kazanmışlardır. Daha öncesinde Darwinistlere karşı son derece ezik olan ve adeta hiçbir faaliyetlerini yapamayan bir kısım dindarlar, bu önemli çalışmaların ardından güçlenmeye başlamışlardır. Sayın Adnan Oktar’ın evrimi yıkan, değerli ve azimli çalışmalarının ardından AMERİKAN ASKERİ ÜSLERİNDE EVRİM SAHTEKARLIĞINI ANLATAN VE ALLAH’IN BİRLİĞİNE ÇAĞIRAN KONFERANSLAR YAPILABİLMİŞ; İNGİLTERE’DE ŞEHİR İÇİ OTOBÜSLERİ, ÜZERLERİNDE “ALLAH VAR” YAZISI İLE LONDRA SOKAKLARINDA DOLAŞABİLMİŞTİR.

Bu önemli çalışmaların ardından Kanada’da, Amerika’da, İsviçre’de, Belçika’da, Almanya’da, Avustralya ve Yeni Zelanda’da, Fransa’da, Danimarka ve İsveç’te, Endonezya ve Malezya’da, Singapur ve Dubai’de ve daha pek çok ülkede binlerce kişinin katıldığı YARATILIŞ KONFERANSLARI gerçekleştirilmiş, tüm dünyada televizyonlar ve yazılı basın bu üstün çalışmalardan bahseder olmuştur.

Bu üstün başarının hemen ardından Darwinistler bu batıl dine olan inançlarını kaybetmişlerdir. Uğrunda yıllardır azimle faaliyet yürüttükleri bu aldatmacayı savunacak, yeni sahtekarlıklar üretecek güçleri kalmamıştır. DARWİNİST DERGİLER –MADDİ ZORLUKLARDAN DOLAYI DEĞİL, SIRF İNANÇLARINI KAYBETTİKLERİ İÇİN- BİRER BİRER KAPANMAKTA, yayınlarına son vermektedir. Hemen her hafta yeni bir sahtekarlık iddiasıyla gündeme gelen dünyaca tanınmış Darwinist yayınlar artık TEK BİR SAHTEKARLIK HABERİ BİLE VEREMEMEKTEDİRLER. Darwinizm’in tek güç kaynağı olan Darwinist propaganda sessiz sedasız sona ermiştir. Darwinistler, hemen her fırsatta çeşitli propaganda yöntemleriyle evrimi gündeme getirirlerken, bir anda sus-pus olmuşlar, daha fazla rezil olmayı göze alamamışlardır.

Londra'da Yaratılış Atlası'nı tanıtan otobüs ilanları.
DETAYLI BİLGİ İÇİN >>>

SAYIN ADNAN OKTAR'IN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK DÜZENLENEN YARATILIŞ GERÇEĞİ KONFERANSLARI DÜNYANIN BÜYÜK ŞEHİRLERİNDE GENİŞ YANKI UYANDIRDI.
İsviçre- Lozan >>> İsviçre- Lozan >>>
Almanya-Lünen >>> Fransa-Paris >>>
ABD, San Antonio Hava Üssünde Harun Yahya Konferansı sonrası Sayın Adnan Oktar'a hediye edilen madalya.

Darwinizm belasından kurtuluş kapısı her zaman açıktır

Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as)’ın zuhur edeceği içinde bulunduğumuz ahir zamanda, tüm batıl dinler, dehşetli ve büyük bir çöküş ile çökmektedirler. Bu çöküşü hiç kimse durduramayacaktır. Bu, Allah’ın adetullahı, kesin kanunudur. Allah bu dönemde, bu büyük ve kapsamlı çöküşe, Sayın Adnan Oktar’ın çalışmalarını vesile kılmaktadır. Çok yakın bir zamanda Darwinizm’e körü körüne inanmış olan insanların tümü, nasıl böyle aldatıldıklarını hayretle fark edecek, Darwinistler ise sahtekar konumuna düştükleri için pişman olacaklardır. Fakat elbette hiçbir şey için geç değildir, yenilginin ve hatanın farkına vararak gerçeği bulmak ve gerçeğin savunuculuğunu yapmak bir erdemdir. Dolayısıyla Darwinizm belasının farkına varan her Darwinist için, bu dünya hayatı boyunca yaşamını vakfettiği bu dev hatadan dönme imkanı elbetteki vardır.